Deming, endüstri devriminden önceki üretim ile kalite kontrolun ayrılmaz parçalar olarak kabul edildiği kontrol anlayışını gerçek kalite kontrol anlayışına çevirmek amacıyla yeni bir yaklaşım getirmiş ve bu sayede kalite, firmaların sadece kalite kontrol bölümlerinin sorumluluğundan çıkmış ve kontrol çevrimi:
Pazar araştırma--------Tasarım--------üretim-------satış çevrimi şekline dönüştürülmüştür.
Deming’e göre TKK’na geçiş için yönetimin öncelikle 12 konuda fikir birliğine varması gerekmektedir;
1) Firmanın hedef ve amaçları net bir şekilde belirlenmeli ve iş sağlamak, piyasada tutunabilmek ve rekabete ayak uydurabilmek için ürün ve servis kalitesini geliştirmeye yönelik belirlenen bu hedef ve amaçların sürekliliği sağlanmalıdır.
2) Şirket yönetimleri işletmede oluşturulmak istenen yeni felsefeye kendilerine uyarlamak amacıyla sorumluluklarını yeniden gözden geçirmeli ve hedeflerini, meydan okumak ve değişimde lider olmak temeli üzerine oturtmalıdırlar.
3) Üretimde kaliteyi sağlamak için muayeneye dayanmaktan vaz geçilip, kaliteyi bir nevi ürünün bünyesine yerleştirerek kontrol gereksiniminin ortadan kaldırılması hedefler arasında en öndeki yerini almalıdır.
4) İşletmeye girdi veren yan kuruluşlara yapılan iş dağıtımında fiyat bazından vazgeçilip, toplam maliyeti en aza indirecek sistemin kurulmasına çalışılmalıdır.
5) Kalite ve verimliliği arttırmak, beraberinde maliyeti de düşürecektir. Bunun yolunun üretim ve servis sistemini sürekli geliştirmekten geçeceğini unutmamak gerekir.
6) Çalışırken rutinden kurtulmak zorunludur. Bu amaçla sürekli öğrenme ve eğitilme olanaklarının yönetim tarafından sağlanması şarttır.
7) Denetimlerle üretim birimlerini bunaltmak ve sindirmek yanlıştır. Denetlemenin amacı yardım etmek olmalıdır. Böylece her bir birimde liderlik kurumu da oluşur, korku ortadan kalkar ve herkes daha verimli çalışmaya başlar. Liderliğin oluşması rakamsal hedeflerin kaldırılmasıyla daha da kolaylaşır.
8) Bölümler arasındaki engellerin (ki çoğu kez bu kişisel sürtüşmelerden de kaynaklanmaktadır) mutlaka kaldırılması lazımdır. Şirketin menfaatlerine uymayan hiçbir davranış veya eylem kabul edilemez. Ürün veya üretimde yaşanabilecek problemleri önceden görebilmek için araştırma, tasarım, satış, üretim ve kalite kontrol bölümlerinin tam bir takım anlayışı içinde çalışmalarını sağlamak zorunluluğunun gerekleri yerine getirilmelidir.
9) Deming tarafından ortaya atılan, fakat en fazla tartışılan konu; sloganlardan , teşviklerden, işçiler için sıfır hata ve yüksek verimlilik hedeflerine ulaşmaktan kaçınılmasıdır. Deming, bu tür teşviklerin düşük kalite ve verimsizliğe neden olduğunu, sistemi bozduğunu ve nihayet işçinin gücünün ötesine geçildiği için ters ve anlaşılmaz ilişkilerin ortaya çıktığını belirtmektedir.
10) İşçinin işinden ve ortaya koyduğu işçiliğinden gurur duymasını engelleyebilecek herşeyin yok edilmesi gerekmektedir. Diğer yandan yöneticiler sorumlulukları çerçevesi içerisine sadece rakamları değil, kaliteyi de sokmalıdırlar.
11) Tüm çalışanların eğitim ve gelişmelerini sağlayacak yoğun bir eğitim proğramı uygulanmalıdır.
12) Değişim, gelişimin motorudur ve firmadaki herkesin işidir. Bu nedenle herkes çalıştırılmalı ve herkese kendi çapında sorumluluklar yüklenmelidir.
Bütün bu bilgiler ışığı altında Deming'e göre bu kuralları somut bir şekilde aşağıdaki gibi özetleyebiliriz.
1) Firma yönetiminin, kalite sağlama ve geliştirme sorumluluğu herşeyin üzerindedir.
2) Kalite geliştirme çalışmalarına esas olacak şekilde tasarım, üretim, satış-test ve pazar araştırma faaliyetleri kesiksiz bir çevrim şeklinde olmalıdır.
3) Kaliteye ilişkin problemlerin % 80'inin yönetimden kaynaklandığı unutulmamalıdır.
4) Kalite gelişimi sadece sistem üzerinde çalışan yöneticiler tarafından değil, sistem içerisinde çalışan işçilerin de katkısı ile sağlanmalıdır.
5) Kalite geliştikçe maliyetin düşeceği unutulmamalıdır, ancak kalite geliştirme çalışmalarında kalite maliyetleri esas alınmalıdır, fakat kalite maliyetlerinin kalitenin gelişmesinin sağladığı stok azalmaları, gelirlerin artışı, moral yükselmesi gibi olumlu etkileri tam olarak yansıtmayacağı unutulmamalıdır.
6) İstatistiksel Proses Kontrol (İPK) firmanın kalite yönetim ve geliştirmesinde anadil olmalı, İPK ile ilgili yöntemler her bölüm ve kademedeki personele öğretilmeli ve doğrudan ölçülen her bir kalite parametre değeri için kullanılmalıdır.
7) Kalite geliştirme çalışmalarında yönetime ait sistemden gelen sorunlarla, prosesten kaynaklanan özel sorunlar ayrılmalı ve özel sorunların kontrol altına alınabilmesi için İPK yöntemleri bir araç olarak kullanılmalıdır



